01-07-2020, 02:10 PM
Anadolu’nun Türk-İslam kültürüyle bütünleşmesini sağlayan çok önemli isimlerin biri olan Yunus Emre kimdir? Türkçe şiirin öncüsü olan tasavvuf ve halk şairi Yunus Emre'nin eserleri nelerdir? Kesin olmamakla birlikte 1240-1320 yıllarında yaşadığı varsayılarak 80 yaşında vefat eden Yunus Emre'nin hayatı...
![[Resim: yunus_emre_kimdir_tasavvuf_ve_halk_sairi...ayati_.jpg]](https://www.sorbilene.com/wp-content/uploads/2020/01/yunus_emre_kimdir_tasavvuf_ve_halk_sairi_yunus_emrenin_hayati_.jpg)
Yunus Emre, Anadolu’da dünyaya gelmiş Anadolu’nun Türk-İslam kültürüyle bütünleşmesini sağlayan çok önemli isimlerdendir. Dünya çapında pek çok üniversitede kurulan Yunus Emre Enstitülerinde şiirleri incelenmektedir. Yunus Emre ve onun gibi birçok gönül dostu Anadolu’nun Türk kültürüyle harmanlanmasını sağlamıştır.
Büyük bir zahmet ve mücadeleyle Anadolu’ya yerleşen Türkler, kılıçla fethin yanında güzellik ve hoşgörüyle yürekleri de kazanmışlardır. Türkler, Anadolu’ya geldiklerinde sadece Bizansla ciddi bir mücadele halindeyken aniden Doğu’dan Moğol baskısı da gelmeye başladı. O sıkıntılı süreçte halkın inancını ve motivasyonunu güçlü tutan gönül sultanları vardır, Yunus Emre de o gönül sultanlarından biriydi. Gittiği her yerde Allah ve Peygamber aşkından bahseder, insanlara iyiliği ve güzelliği aşılardı. 13. yy’de Moğol istilası altında olan Anadolu’yu gezerek insanlara güzelliği aşılardı.
Yunus Emre’nin hayatı ile yazılmış ilk ve en geniş kaynak Firdevsi’nin yazdığı Vilayetnami-i Hacı Bektaşi Veli eserinde karşılaşırız. Bu esere göre Yunus Emre Eskişehir’in Sarıköy ilçesinde geçimini çiftçilikle sağlayan bir ailede dünyaya geldi. Kıtlığın çok fazla olduğu bir dönemde halka buğday yardımı yapan Hacı Bektaşi Veli dergahına buğday almaya gider. Yunus’un geldiğini öğrenen Hacı Bektaş ona ‘buğday mı ister yoksa erenlerin himmetini mi?’ diye haber gönderir.
Yunus, Hacı Bektaş’ın ne demek istediğini anlamadan 3 kez bu teklifi red eder. Hacı Bektaş da istediği kadar buğdayı Yunus’a verir ve gönderir. Ancak köyün yoluna düştüğünde yaptığı hatayı anlayan Yunus geri döndüğünde şu cevapla karşılaşır: ‘ “Bundan sonra olmaz. Biz o kilidin anahtarını Tapduk Emre’ye verdik, varsın nasibini ondan alsın” Bunun üzerine Yunus Emre Taptuk Emre’nin huzuruna varıp hizmetine girer. Yunus, Taptuk Emre’nin dergahında tam 40 yıl hiç sesini çıkarmadan odun taşır. Dergah kapısında tek bir eğri odun sokmayan Yunus’un buradaki ilmi tedrisi tamamlandıktan sonra Anadolu’ya revan olur.
Eserlerinde Ayet ve Hadislerin izinden giderek Kuran-ı Kerim’i kendi üslubuyla çevirerek şiirlerinde kullanır. Böylece şiirleri yoluyla insanlar dini öğretileri aktarmış olur. Şiirlerinde sıklıkla Allah ve Peygamber aşkından bahseder. Yunus Emre’nin peygamber aşkıyla yazdığı şiirlerinden bir örnek:
Ol âlem fahri Muhammed, nebiler serveridür
Vir salavat aşk ile, günahları eritür.
Hak anı övdü yarattı, sevdi “Habibim ” dedi,
Yeryüzünde cümle çiçek, Musatafa’nın teridür
Her kim onun sünnetiyle, farzını kaim tutar,
Ne diyem ki, akıbet, sori hisaptan beridür.
Suçlu suçsuz günahkar, şefaat ondan umar,
Cehennemde yananlar, mükirin inkaridür.
Yunus Emre şiirlerinde kendinden ‘şairler kocası’ ve ‘bir aşık koca’ diye ifade ederek çok uzun yaşadığını ima eder. (kocamak yaşı ilerlemiş, çok yaşlı anlamındadır)
Kesin olmamakla birlikte 1240-1320 yıllarında yaşadığı varsayılarak 80 yaşında vefat ettiği düşünülür. Kendisine Aksaray, Erzurum, Eskişehir, Afyon ve daha pek çok yerde kabir ve türbeler atfedilmiştir.
![[Resim: yunus_emre_kimdir_tasavvuf_ve_halk_sairi...ayati_.jpg]](https://www.sorbilene.com/wp-content/uploads/2020/01/yunus_emre_kimdir_tasavvuf_ve_halk_sairi_yunus_emrenin_hayati_.jpg)
Yunus Emre, Anadolu’da dünyaya gelmiş Anadolu’nun Türk-İslam kültürüyle bütünleşmesini sağlayan çok önemli isimlerdendir. Dünya çapında pek çok üniversitede kurulan Yunus Emre Enstitülerinde şiirleri incelenmektedir. Yunus Emre ve onun gibi birçok gönül dostu Anadolu’nun Türk kültürüyle harmanlanmasını sağlamıştır.
Büyük bir zahmet ve mücadeleyle Anadolu’ya yerleşen Türkler, kılıçla fethin yanında güzellik ve hoşgörüyle yürekleri de kazanmışlardır. Türkler, Anadolu’ya geldiklerinde sadece Bizansla ciddi bir mücadele halindeyken aniden Doğu’dan Moğol baskısı da gelmeye başladı. O sıkıntılı süreçte halkın inancını ve motivasyonunu güçlü tutan gönül sultanları vardır, Yunus Emre de o gönül sultanlarından biriydi. Gittiği her yerde Allah ve Peygamber aşkından bahseder, insanlara iyiliği ve güzelliği aşılardı. 13. yy’de Moğol istilası altında olan Anadolu’yu gezerek insanlara güzelliği aşılardı.
Yunus Emre’nin hayatı ile yazılmış ilk ve en geniş kaynak Firdevsi’nin yazdığı Vilayetnami-i Hacı Bektaşi Veli eserinde karşılaşırız. Bu esere göre Yunus Emre Eskişehir’in Sarıköy ilçesinde geçimini çiftçilikle sağlayan bir ailede dünyaya geldi. Kıtlığın çok fazla olduğu bir dönemde halka buğday yardımı yapan Hacı Bektaşi Veli dergahına buğday almaya gider. Yunus’un geldiğini öğrenen Hacı Bektaş ona ‘buğday mı ister yoksa erenlerin himmetini mi?’ diye haber gönderir.
Yunus, Hacı Bektaş’ın ne demek istediğini anlamadan 3 kez bu teklifi red eder. Hacı Bektaş da istediği kadar buğdayı Yunus’a verir ve gönderir. Ancak köyün yoluna düştüğünde yaptığı hatayı anlayan Yunus geri döndüğünde şu cevapla karşılaşır: ‘ “Bundan sonra olmaz. Biz o kilidin anahtarını Tapduk Emre’ye verdik, varsın nasibini ondan alsın” Bunun üzerine Yunus Emre Taptuk Emre’nin huzuruna varıp hizmetine girer. Yunus, Taptuk Emre’nin dergahında tam 40 yıl hiç sesini çıkarmadan odun taşır. Dergah kapısında tek bir eğri odun sokmayan Yunus’un buradaki ilmi tedrisi tamamlandıktan sonra Anadolu’ya revan olur.
Eserlerinde Ayet ve Hadislerin izinden giderek Kuran-ı Kerim’i kendi üslubuyla çevirerek şiirlerinde kullanır. Böylece şiirleri yoluyla insanlar dini öğretileri aktarmış olur. Şiirlerinde sıklıkla Allah ve Peygamber aşkından bahseder. Yunus Emre’nin peygamber aşkıyla yazdığı şiirlerinden bir örnek:
Ol âlem fahri Muhammed, nebiler serveridür
Vir salavat aşk ile, günahları eritür.
Hak anı övdü yarattı, sevdi “Habibim ” dedi,
Yeryüzünde cümle çiçek, Musatafa’nın teridür
Her kim onun sünnetiyle, farzını kaim tutar,
Ne diyem ki, akıbet, sori hisaptan beridür.
Suçlu suçsuz günahkar, şefaat ondan umar,
Cehennemde yananlar, mükirin inkaridür.
Yunus Emre şiirlerinde kendinden ‘şairler kocası’ ve ‘bir aşık koca’ diye ifade ederek çok uzun yaşadığını ima eder. (kocamak yaşı ilerlemiş, çok yaşlı anlamındadır)
Kesin olmamakla birlikte 1240-1320 yıllarında yaşadığı varsayılarak 80 yaşında vefat ettiği düşünülür. Kendisine Aksaray, Erzurum, Eskişehir, Afyon ve daha pek çok yerde kabir ve türbeler atfedilmiştir.

